Bir Cumartesi sabahı kahvaltımızı yapıp okuldan çıkıyoruz.
Hisarüstü metrosuyla Levent'e geçip yenikapı yönüne aktarma yaptık. Taksimde indik
ve meydan çıkışından meydan çıktık. Şimdiden bir ferahlama hissettiniz mi? Ben
hissettim. İlk önce bi kahve içip kendimize gelelim o zaman.
İstanbul da iyi Türk kahvesi yapan yer bulmak zor. Bu konuda
Vedat Milor'dan tam not almış Mandabatmaz Kahvesine gidiyoruz. İstiklale
girdiğinizde Greyder ve Adil Işık arasında kalıyor.
Kahve kokusu zaten sokağa girer girmez insanı sarıyor. Kokusu kadar tadı ve kıvamı mükemmel. Gözlerden ırak kuytu bi yerde ama müdavimi çok.
Siz de müdavimi olabilirsiniz dikkat(!) Kahve fiyatı 5-7 lira civarı.
Kahve molasından
sonra tekrar İstiklal Caddesine çıkıyoruz. Galatasaray Lisesi’nin sağından
aşağıya Çukurcumaya iniyoruz. Burada birçok antikacı ve sahaf var.
Rivayete göre Fatih Sultan
Mehmet İstanbul'un fethi sırasında ordularıyla buradan geçerken "Cuma
namazını şu çukurda kılalım" demesiyle bu bölgeye Çukurcuma adı
takılmıştır. Semtin merkezinde Çukurcuma Cami, Mimar Sinan tarafından
yaptırılmıştır.
Çukurcuma'nın
derinliklerinden Cihangir'e geçiyoruz ve Cihangir sokaklarını arşınlamaya
başlıyoruz. Sora sora Bağdat bulunur hesabı başlıyoruz sormaya. Kimi zaman aynı
yerde tam tur atıyoruz. Ama bu arada sokakların semtin benliğini keşfediyoruz.
Cihangir
semtinin adı da Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Cihangir’den geliyor. Şehzade çok genç yaşta
ölmesi üzerine padişah İstanbul'a hakim bu tepenin üzerinde, eski dini binanın
harabelerinin bulunduğu mevkide 1559-1560'ta bir cami (Cihangir Camii) inşa ettirdi. Mimar Sinan tarafından yapılan camiye Şehzade Cihangir'in adı verildiğinden orasının
adı da Cihangir kaldı.
Vee
işte turşucu karşınızda!
Turşucuya
girdiğinizde Neşeli Günler filmindeki havayı hissediyorsunuz.
Limonnnn ! Sirkeeee!
Lahanadan
patlıcana turptan karnabahara yaklaşık 23 çeşit turşu mevcut. 3-4 liraya bir
bardağa istediklerinizden koydurarak farklı çeşitleri deneyebilirsiniz. Karnabahar
turşusunu tavsiye ederim.
Tek
şubesi burasıymış ve yılın 3 ayı kapalılarmış. Turşucunun sahibi bu sürede hem
tatil yaptıklarını hem de turşuların olduğunu söyledi. Ayrıca turşu işinin aile
işi olduğunu ve nesilden nesile aktarıldığını belirtiyor. Şu an 3 kuşak aile
bireyleri işletiyor.
Turşumuzu yedik bi çay içip
yorgunluğumuzu atalım. Turşucudan çıkıp sağdan ilerleyip ilk soldan
girdiğinizde ilerdeki Firuzağa Camii'nin arkasındaki Firuzağa kahvesine
oturuyoruz.
Burası Yeşilcam zamanında figuran toplamak için
kullanılan oyuncuların toplandığı yermiş. Çayı efsane olmasa da normal bir çay
bahçesi standardında. Oraleti nasıldır bilmiyorum ama.
Çayımızı bitirdikten sonra kendimizi
tekrar şehrin akışına bırakıyoruz.
Türk
Kahvesi
|
7tl
|
Turşu
|
4tl
|
Çay
|
2tl
|
Yol
|
3,30tl
|
Maksimum 17tl ye farklı
İstanbul’u keşfettiğiniz bir hafta sonu geçirebilirsiniz.













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder