İstiklal caddesi, üzerine
şarkılar yazılmış İstanbul’un kalbinin attığı yer. Sıra sıra pasajları ile
tarihin ayakta kalan tanıkları. Atlas, Çiçek, Halep ve daha fazlası. Bu kez
biraz daha geri planda kalmış, hep önünden geçtiğimiz ama belki de hiç fark
etmediğimiz Rumeli Pasajına yakından bakıcaz. Aslında bir pasajdan ziyade
apartman burası. 2.Abdülhamit’in has adamlarından olan Ragıp Paşa tarafından
yaptırılan pasajlardan yalnızca bir tanesi. Ragıp paşa, Pera bölgesine
yaptırdığı üç pasajın ismini imparatorluğun yayıldığı üç kıtanın adını
vermiştir. Rumeli, Anadolu ve Afrika. Pasajın biri İstiklal caddesine açılan üç
kapısı var. Binanın her cephesinin kendine has bir tarzı var. İstiklal
Caddesine bakan kısım Barok ve Rokoko esintileri taşırken, diğer iki cephede
neorönesans ve neoklasik çizgilerde. Barok süslemelerle dikkat çeken giriş kısmı
dışından pencerelerin her katta farklılık göstermesi, taş ve demir korkuluklu
balkonlar yapıya gizemli bir hava katıyor. Zamanının en yüksek binası olan
Rumeli Pasajı bütün İstiklal ’in gözleyen bir gözcü kulesi gibi adeta. Taksim
yönünde Ağa Camii’nin bitişiğindeki pasaj zamanında Hacı Abdullah lokantası,
Rebul eczanesi gibi dükkanlara da ev sahipliği yapmış bir yer. Pasaj kültürünün
yerini AVM’lere bıraktığı, kafamızı kaldırıp etrafımıza bakmadığımız şu
günlerde birçok tarihi yer gibi Rumeli Pasajı da canlılığını kaybetmiş durumda.
Şimdiler de icralık olup satılan bu tarihi han, eski canlı günlerine kavuşmayı
bekliyor.
İstanbul’u tanımak ve ruhunu
kavramak için kafanızı kaldırın ve etrafınıza bakın. Ve derin bir nefes alıp,
İstanbul’u içinize çekin.